ANALİZ
LOST'da 5. sezonu da devirdik. Bizi yine oldukça uzun süreli bir ara bekliyor
Final bölümü her zaman olduğu gibi kafamızda birçok soru işareti bıraktı ama buna rağmen birçok şeye de açıklık getirildi. En azından Jacob' ı nihayet görebildik
Bölüm analizine başlayalım;
Bölümün ilk sahnesinde nihayet şu meşhur heykeli daha yakından ve farklı açıdan görebildik. Jacob' ın mekânı olarak nitelendirebileceğimiz bu heykelin hangi Mısır tanrısına ait olduğuna dair internette bolca muhabbet dönüyor. Açıkçası benim pek de ilgili olduğum bir konu değil ama ben heykeli herhangi bir Mısır tanrısına bire bir benzetemedim. Her bölgesi farklı bir tanrıdan alıntıymış gibi, bazı bölümleri Sobek' e, bazı bölümleri ise Taweret' e benziyor. Aslında hangi tanrıya benzediğinin çok da önemi olduğunu zannetmiyorum, Lost senaristleri burada Eski Mısır'a küçük göndermeler yapıyorlar o kadar, tam olarak bir tanrıya benzese belki Jacob' la heykel arasında bir ilişki kurulabilirdi...

Neyse asıl mevzûya dönelim, Jacob balığını yiyip adaya yaklaşan gemiyi seyrederken yanına birisi geliyor. Sohbetin sonunda bu gelen arkadaşın Jacobu öldürmek isteyen rakibi olduğunu öğreniyoruz.

Karakter isimlerinde(Filozof, Peygamber, Bilim adamı vs. isimleri)
gönderme yapmayı çok seven senaristlere burada ben de katılıp bu satırdan itibaren kolaylık olması için siyah giysili arkadaşı Ays olarak adlandıracağım. 
Ays, Yakup Peygamberin ikiz kardeşidir. (Yabancı kaynaklarda Esau/Esav olarak geçer) Hikayeyi özetlemek gerekirse
İncil' e göre Yakup ikiz kardeşi Ays' ın kutsanma hakkını kapmıştır, bu yüzden de Ays kardeşi Yakup'u öldürmek için yemin etmiştir. (Tabii İslamî inanışta bu tür bir durum sözkonusu değildir, kutsanmak veya bir peygamberin bu tür birşey yapması, ama mevzûmuz bu değil zaten

)
Senaristlerin İsrailoğulları ile ilgili göndermelerine birkaç örnek daha verelim; Yakup Peygamberin eşi kısır olan Râhil' dir (Rachel / Juliet' in kısır olan ancak daha sonra hamile kalıp, çocuğunu doğuran ablası), oğlu ise Bünyamin'dir(Benjamin) veya Hz.Musanın kardeşi Hz.Harun'dur(Aaron)...
Tabii üstte heykel konusunda da bahsettiğim gibi bu isimlerin hikayeleri ile Lost karakterleri arasında bir ilişki kurmanın pek de anlamlı olmadığı görüşündeyim, sadece küçük göndermelerden ibaretler.
Siyahlı karakterimize Ays ismini taktıktan sonra Jacob' la aralarında geçen sohbete göz atalım.
Jacob adaya gelen gemiyi izlerken Ays geliyor. Gemi bizde hemen Black Rock izlenimi bırakıyor. Gemi BlackRock ya da değil ama gerçek olan geminin yapısına bakıldığında olayın 1800' lü yıllarda geçtiği anlaşılabiliyor.

Aralarında şu muhabbet geçiyor;* "Pınar Batum"un çevirisinden alıntıdır...
Jacob: Gemi için geldin sanırım.
Ays: Evet.
Jacob: Adayı nasıl buldular?
Ays: Geldikleri zaman bunu onlara sormalısın.
Jacob: Sormama gerek yok.
Ays: Onları buraya sen getirdin.
Jacob: Hâlâ beni haksız çıkarmaya çalışıyorsun değil mi?
Ays: Yanılıyorsun.
Jacob: Öyle mi?
Ays: Gelip savaşırlar, yakıp yıkarlar. Hep aynı şey olur.
Jacob: Sadece bir kez olur. Öncesinde olanlar sadece hazırlık sürecidir.
Ays: Seni öldürmeyi ne kadar çok istediğim konusunda bir fikrin var mı?
Jacob: Evet.
Ays: Er ya da geç, bir gün bir loophole(açık kapı) bulacağım dostum.
Jacob: Bulduğunda ben burada olacağım.
Sonra tekrar değineceğimiz bölüm finaline kısa bir bilgi için uğrayıp, dönelim
Ilana ve grubu Locke' un cesedini getiriyorlar, içerde ise sahte Locke' u karşısında gören Jacob sonunda bir "loophole" bulmuşsun diyor. Yani Ajira dönüşü dirilmiş gibi görünen Locke aslında Ays' mış gibi görünüyor. Ölülerin kılığına girme özelliğinin karadumanda olduğunu daha önceden görmüğümüzü(Yemi, Alex vs.) hesaba katarsak Ays' ın karaduman olduğu sonucuna varabiliriz.
Yalnız Lost senaristlerinin ters köşe yapmayı çok sevdiklerini de unutmamak gerekir, sahte Locke karaduman/Ays mış gibi gözümüze sokuldu ama başka ihtimaller de olabilir

Tekrar 1800lere dönelim, aralarındaki diyalogdan anladığımız kadarıyla Jacob adada kusursuz bir uygarlık kurma peşinde, bu yüzden daha önce de yaptığı gibi gemiyi adaya getirmiş, Ays ise adada bunun mümkün olamayacağı görüşünde.
Jacob Ays' a "Geldikleri zaman bunu onlara sormalısın" diyor. Yani adanın sorgulama ve güvenlik mekanizması olan karaduman/Ays gelenlerin icabına bakacak gibi görünüyor. Tıpkı Oceanic-815 ile gelen kazazedelerle de veya Fransız ekiple haşırneşir olduğu gibi. Karakterlerinin birbirleri arasında bolca bağlantısı olan 815 uçağını da adaya getirenin Jacob olduğu anlaşılıyor.

Ayrıca Lost'da daha önce defalarca değinilen Siyah-Beyaz vurgusu Jacob-Ays ın giysileriyle tekrar yapılıyor.

Jacob'la ilgili izlediğimiz Flashbacklere Jacob' un Richard gibi yaşlanmadığı dikkat çekiyor. Gözümüze sokulan diğer bir ayrıntı ise tüm kazazedelere dokunmasıydı. Bu temasların en önemlisi 8.kattan düşüp ölen Locke' u diriltmesiydi.

Peki diğer temaslar ne içindi? Ays ve Jacob' un ilk dialoğundan yola çıkarsak Jacob' un kazazedeleri adadaki medeniyetlerini kurmaları için hazırladığı, onları adaya getirecek uçaklara binmelerini sağladığı düşünülebilir.
Küçük Kate'i polise ve annesine şikayet edilmekten kurtarıyor. Acaba kurtarıyor mu, yoksa gelecekte bir kanun kaçağı olmasına bir zemin mi hazırlıyor? Belki de market sahibi annesini arasa küçük Kate'e bu bir ders olacaktı.

Anne ve babasının cenazesinde küçük James' i ziyaret eden Jacob o meşhur mektubu bitirmesini sağlıyor

2005de adadan dönen Sayid'i adres sorma bahanesiyle ölümden kurtarıyor, peki ya Nadia' e niye dokunmuyor, çünkü onunla işi yok. Sayid bu kaza sonrası Benjamin ile Widmore arasındaki çekişmeye alet olup, Benjamin için çalışmaya başlamıştı.

Jacob aynı şekilde Jack, Sun ve Jin'e de Oceanic-815 uçuşu öncesi dokunuyor.

Ayrıca Hurley'in de neden Ajira uçağına bindiğini de öğrenmiş olduk. Jacob ona deli olmadığını, aslında kutsanmış olduğunu, ölülerle konuşabilme özelliğinin güzel birşey olduğundan bahsetti. Jacob Hurley'e bu dokunuşu çocukluğunda yapmış olduğunu görseydik, Hurley'in bu özelliği Jacob'dan aldığını söyleyebilirdik. Tabii Jacob' un Hurley' i çocukluğunda ziyaret etmediğini de bilemeyiz belki de böyle bir olay gerçekleşmiştir. Jacob bu seferki dokunuşu ise onu Ajiraya binmeye ikna için yapmıştır.

Jacob' ın Locke'a dokunuşuyla hayat vermesi, Hurley'e ölülerle konuşabilme özelliği vermiş olma ihtimalinden sonra akla Miles geliyor. S05E13de hatırlarsak bu bölümde Jacob'ın tarafında olduğunu öğrendiğimiz gruptan Bram, Miles'ın Widmore'un ekibiyle adaya gitmesine engel olmaya çalışmış, eğer onlarla gelirse hayatı boyunca keşfetmeye çalıştığı bu yeteneğe neden sahip olduğunu öğrenebileceğini söylemişti. Belki de Miles ölülerle iletişim özelliğini Jacob' dan almış olabilir. Yine sürekli olarak hediye olarak bahsedilen Faraday'ın üstün zekası da Jacob dan kaynaklanıyor olabilir. Hatta Jack belkide bu sayede mucizevi ameliyatlar yapabilmiştir.

Yine Jacob' ın sunduğu hediyelerden birine sahip olan gizemli Richard'ımızın neden yaşlanmadığını da nihayet öğrenmiş olduk.

Üste de belirttiğim gibi geleceğin Oceanic ve Ajira kazazedelerine bu dokunuşları büyük ihtimalle kurmak istediği kusursuz medeniyet için yapan Jacobu izlediğimiz Flashbacklerinin bir diğerinde ise Ilana'yı hastanede ziyaret ederken izledik. Önceden tanıştıkları belli olan ikiliden Jacob Ilanadan yardım istedi ama sargılar içinde yardım istemesi gereken esas Ilana gibiydi
Jacob gibi özel birisi Ilana' dan ne tür bir yardım isteyebilir?

Ilana Sayid' in Ajiraya binmesini sağlamıştı, acaba bahsedilen yardım bu olabilir mi? Düşük ihtimal

Ilana ve grubuna bir bakalım. Ama daha öncesinde ilk olarak Widmore' un ağzından duyduğumuz gelen savaşa değinelim. Benjamin ve Widmore' un küçük parçalar olduğunu, esas savaşın Jacob ile Ays arasında olabileceğini bu bölümde öğrendik. Jacob' u iyi, Ays' ı kötü taraf olarak nitelendirirsek; Widmore' un kötü tarafta, yeni grup Ilana ve ekibinin ise iyi tarafta olduğu söylenebilir. Ama üste de belirttiğim gibi senaristlerin esas amacı izleyiciyi ters köşeye yatırmak
Önceki bölümlerde Ilananın grubunu kötü zannetmiştik bu bölümde herşey tersine döndü, gelecek bölümlerde ne olacağı belli olmaz.
Widmore Locke' u, Bram ise Miles'ı savaşta kendi taraflarına çekmek istemişlerdi.

Ilana ve grubuna dönelim; Guam'a giden Ajira uçağına kasıtlı olarak bindikleri, uçakta Locke' un cesedinin olduğunu bildikleri ve adayı çok iyi bildikleri ortada.
Bu arada yerliler tarafından Ajira uçağının ineceği yere bir pist yapılmasını da Jacob sağlamış olabilir.

Ilana Jacob' ın kulübesine giriyor ve etrafa bakınıp Jacob'ın uzun zamandır burada olmadığını, burayı başkasının kullandığını anlıyor. Ilana' da da özel birşeyler olduğu ortada, belki de eşyalardan birşeyler öğrenebiliyordur.

Bölüm çok uzun ve fazlaca konu işlendiğinden konu sürekli kayabiliyor, tekrar şu yardım konusuna gelelim; Jacob Benjamin tarafından bıçaklanağını bilip bu yüzden Ilana' nın adaya gelmesini istemiş de olabilir. Jacop gibi birinin Benjamin' in bıçak darbeleriyle yok olmayacağı aşikar, (atıyorum) ama belki girebilecek yeni bir bedene ihtiyacı vardır, Lapidus da gireceği beden adaylarından birisidir. Bu tür bir yardım da olabilir veya içeri girip direkt müdahale de edebilirler.

Karaduman mevzûna gelelim. Sahte Locke kılığındaki Ays'ın karaduman olduğu gözümüze sokuldu, senaristler herzamanki gibi bir ters köşe hazırlıyor olabilir, Ays ayrı karaduman ise onun kontrolünde birşey de olabilir ama biz şimdilik ikisini aynı kabul edelim.
Anladığımız kadarıyla Ays kendisi Jacob' u öldüremiyor. Benzer bir durum Ben ile Widmore arasında da vardı. Londradaki
konuşmalarında onların da biribirlerini öldüremediklerini öğrenmiştik.(S04E09)

Peki Ays Jacob' ı öldürmekte Benjamin' i neden kullandı?
Alelade bir insan olması yeterli miydi, yoksa geçmişte liderlik yapmış biri mi gerekliydi veya Benjamin' in daha farklı bir özelliği mi vardı bilemiyoruz. Ama bildiğimiz Ays' ın loophole bulabilmek için çok uğraştığıydı, en az 200 yıl bu işi gerçekleştirebilmek için çalışmış. Neler yaptığını tahmin etmeye çalışalım
Ilana ve ekibi Jacob' un kulübesine geldiklerinde etrafını çevreleyen külün bir bölümde kesintiye uğradığını görüp tedirgin oldular. Ilana uzun zamandır burayı başkasının kullandığını söylemişti. O şey neyse gidişinin bu küldeki boşlukla ilgili olduğu düşünülebilir.

Peki kulübeyi kim kullanıyordu? Bugüne kadar kulübede Christian ve Claire' i görmüştük. S04E11de Christian yardım için gelen Locke'a, kendisinin Jacob olmadığını ama onun adına konuşabildiğini ve adayı taşıması gerektiğini söylemişti. Jacob adına konuştuğunu söyledi ancak kendisi Ays'ın Christian' ın cesedini kullanan haliydi. Hatırladığımız gibi Ays sadece Christian ve Claire'in değil adada cesetleri bulunan Yemi, Alex'in de kılığına girerek karşımıza çıkmıştı.

Peki Ays Benjamin'i tarafına alıp Jacob'u öldürtebileceği loophole bulana kadar neler çekti?
Ben liderken emirleri Jacob'dan Richard vasıtası ile aldığını onu daha önce hiç görmediğini söylemişti. Richard Jacob' ın heykelde yaşadığını biliyordu ama Benjamin onun kulübede olduğunu zannediyordu. Locke' la beraber kulübeye gittiklerinde muhtemelen kulübede bulunan Ays Locke' dan yardım istemişti. Sonradan bunu öğrenen Benjamin Locke' u kıskanıp vurmuştu.(S03E20) Ays neden Locke' dan yardım istesinki? Düşük ihtimal ama acaba kulübenin etrafını çevreleyen kül onu oraya hapsetmiş olabilir mi?

Kahana gemisi ve komandolar adaya geldiğinde Ben, Locke ve Hurley Jacob' dan yardım istemek için kulubesine gitmeye çalışmışlar ama nerede olduğunu bulamamışlardı. Locke gördüğü gerçekçi rüyada Horace' ın kulübe için ağaç kestiğini görmüş, ardından Dharmacıların gömüldüğü ceset çukurunda Horace' ın cebinde kulübenin haritasını bulmuştu.(S04E11) Bu rüyayı Locke'a gördüren büyük ihtimalle Ays'dı. Kulübeye gelmesini sağladı, ardından Christian' ın bedenindeyken adayı taşımasını istedi.

Ama adayı Locke değil Benjamin taşıdı. Ays Benjamin' in onun yerini kapacağını biliyordu, çünkü Locke' un yaşanacak zaman kaymalarında yapması gerekenler vardı. Önce Ethan tarafından vurulan Locke' u Richard tarafından tedavi ettirdi ve ölmesi gerekeceğini söylettirdi, ardından bu gazla geçmişe 1954e giden Locke'un Richard'la konuşması sayesinde hem gelecekte adanın lideri olmasını sağladı hem de ada dışında intihar etmesini.(S05E03)

Burada akla şu soru gelebilir; Locke zaten 2004de adanın lideri değil miydi, 1954de Richard'a bunu söylemesinin gelecekte lider olmasıyla ne ilgisi olabilir ki?
Daha önce de defalarca bahsettiğimiz gibi Lost' un zaman modelinde tek bir zaman çizgisi var, yapılan değişiklikler yeni bir zaman çizgisi oluşturmuyor, yine aynı çizgiden devam ediliyor. Bu model başlangıcı olmayan zaman döngüsü olarak adlandırılabilir.
1954de birisi Richard'ı ziyaret ediyor ona bir pusula veriyor Richard bir anlam veremiyor. Ardından 2008de Locke o pusulayı Richard'dan istiyor ve diğer Locke'a vermesini istiyor. Pusulayı alan Locke zaman kaymasıyla 1954'e gidiyor ve pusulayı tekrar Richard'a veriyor ve bu böylece dönüp duruyor....
Ama pusulayı ilk kim kime verdi belli değil, yani başlangıcı yok
Tıpkı bunun gibi başlangıcı olmasa da Locke' un adanın lideri olmasını onu çıkarları uğruna kullanan Ays sağladı. Richard 1954deki buluşmadan sonra Locke' u çeşitli zamanlarda ziyaret etmiş ama özel birşey görmemişti. Akıllarda Richard küçük Locke' u ziyaret ettiğinde gördüğü karaduman resmi kalmış olabilir.(S04E11)

Ays Locke' a zaman kaymalarında gerekli temasları sağlatarak çıkarları doğrultusunda lider olmasını sağladıktan sonra sıra onu ada dışına çıkarmaya gelmişti. Kuyunun altındaki dümeni çevirmesini sağladı ve onu adadan çıkardı.(S05E05)

Diğerlerini dönmeye ikna edemeyen Locke, Ays' ın ölüm yönlendirmeleri doğrultusunda intihar etmeye kalkışmış ama Ben onu boğmuştu. Yine de eğrisi doğrusuna gelmişti
(S05E07)

2008de Ajira ile adaya dönen Sun ve Lapidus'a Christian' ın bedenindeki Ays, Locke' u beklemelerini söylemişti. Ardından gelen Locke(o da aslında Ays) da Sun'ın onunla gelmesi için yalan söylemişti.(S05E09) Galiba Sun'da Ays'ın ihtiyacı olan birşeyler var.

Kuralları çiğnediği için karaduman tarafından yargılanmaya Lock'la birlikte gelen Benjamin herzamanki gibi kendi barakasındaki gizli geçitteki sifonu çekip
karadumanı çağırmıştı ama gelen giden yoktu. Çünkü Ays yanındaydı
Mecburen beraberce tapınağa gittiler, ancak tapınağa girmeyip, altındaki mağaraya kuyudan girmişlerdi. Bu kuyunun karadumana ait olduğunu daha önce görmüştük. Tapınağa ise Richard' ın küçük Ben'i ölümden kurtarmak için getirdiğini izlemiştik.(S05E11)
Richard acaba Ben' i düzelmesi için Jacob'a mı yoksa karadumana mı getirmişti? Acaba tapınağın üstünde Jacob, altında Ays mı yaşıyor? Richard eğer küçük Ben'i tapınağa sokarsa masumiyetini yitireceğini de söylemişti. Ayrıca yerliler Kahana ekibinden korunmak için yine bu tapınağa sığınmışlardı.

Tağınağın altında Ben karaduman tarafından yargılandıktan sonra yine karadumanın cesedine gidiği kızı Alex, onu Locke' un emirlerine uyması konusunda tehdit etmişti. Herkesi gözünü kırpmadan öldüren bu canavar işine yarayacağı için Ben'i sağ bırakmıştı. Peki karaduman kimleri öldürmüş kimleri sağ bırakmıştı bir hatırlayalım
İlk sahnede Jacob'un Ays'a söylediği gibi Ays adaya gelenlerle pek hoşlaşmıyor
Bu yüzden daha ilk bölümde Oceanic uçağın pilotunun işini bitirmişti.(S01E01), Fransız ekibin sonu da benzer olmuştu.(S05E05) Sonrasında Locke ile karşılaştı ama dokunmadan geçmişti, çünkü o işine yarayacaktı (S01E04)

Karaduman Benjamin'de başardığı loophole denemesini daha önce Mr.Eko'da yapmıştı. Kardeşi Yemi'nin bedeninine girip ondan günahları için af dilemesini istemiş ama kabul etmeyen Mr.Eko'yu öldürmüştü.(S03E05)

Sahte Locke, Karaduman ve Alex aslında Ays ise Locke neden Benjamin tapınakta geçen olayı anlattığında neden şaşırdı? veya heykelin yerini bilmiyor muydu da Richard'a bu kadar ısrar etti?
Aslında bunlarda şaşıracak birşey yok, Benjamin tapınakta geçen olayı anlattığında Locke'un zaten biliyodum diyecek hali yok tabii ki şaşırmış gibi yapacak, heykele gitme meselesinde ise bir nedenden dolayı yerli halkın da heykelin çevresinde olması gerekiyordu, yoksa Locke sadece Ben'i alıp gidebilirdi.

Ays kurduğu bunca entrikanın
son halkasını Benjamin'i Jacob'a karşı gaza getirmeyi başararak tamamladı. Jacob sanki ölmeyi ister gibiydi. Hiçbirşey yapmadı, Ben onu bıçakladı ve Jacob yok mu oldu? Ölüleri diriltebilecek, yaşlanmama özelliği kazandırabilecek güçteki birinin böyle bıcak darbeleriyle yok olacağı elbette düşünülemez. Atıyorum Jacob'un ruhu o sarışın arkadaştan çıkıp başkasınınkine girebilir mesela.

Hazır ruhun bedene girmesinden bahsetmişken şu ihtimal de olabilir. Cesetleri kullanabilen Ays Jacob'un cesedine girer, Ays bedeninden çıkan gerçek Locke bedeninde hayatını sürdürür. Ama dışarıdaki öfkeli halk karşısında gerçek Locke çok zor durumda kalabilir. Bu nerden mi çıktı?
Hatırlarsak Locke ada dışındaki ziyaretinde Walt' un anlattığı rüyada etrafındaki insanlar Locke'a zarar vermek istiyorlardı.(S05E07)
Ays bedeninden çıktıktan sonra Locke çok zor durumda kalabilir, bıçaklanan Jacob'a ise daha önce istediği yardımı Ilana bir şekilde getirmiş olabilir.

Bir de Jacob' ın ölmeden önce "Geliyorlar" ile herşeyi kastetmiş olabilir. Bize gösterilen 2 grup var birincisi heykelin dışındakiler, 2.si ise 1977dekiler. Ancak dediğim elimizde yeterli bilgi olduğundan tam olarak kimlerden bahsettiğini bilemiyoruz.

Neyse Karaduman, Ays ve Jacob mevzû çok uzadı, elimizde yine eksik bilgi olduğundan doğru tahmin yapmak çok zor, izleyiciyi ters köşe yatırma peşindeki senarist Karaduman, Ays, Locke u bu kadar gözümüze soktuktan sonra bir anda senaryoyu bambaşka yönde de ilerletebilirler, sürekli senaryonun ucunu açık bırakıyorlar.
Bir de 1977'de olanlara göz atalım;
Dharmacıların bilmeden çok özel bir mekânın üzerine köylerini inşa ettiklerini öğrenmiş olduk. Benjamin'in kullandığı barakanın altındaki sifondan
karaduman ile iletişim kurulabiliyor veya Horace'ın barakasından kanallara inilebiliyormuş.
Kaç bölümdür sırra kadem basan Rose ve Bernard'a nihayet kavuştuk
Bernard mağara adamına dönmüşken, Rose gençleşmiş gibiydi, kadınla erkeğin farkı işte ne yapacaksınız
Bölüm boyunca ve dizi genelinde sıkça değinilen siyah ve beyaz vurgusu onlarda da gözden kaçacak gibi değildi.
İnzivaya çekildiklerini öğrendiğimiz ikilinin bundan sonraki yaşamlarını burada geçirecekleri düşünülürse, S01E06da Kate'in bulduğu, Locke' un Adem ve Havva olarak nitelendirdiği cesetlerin Rose ve Bernard'a ait olma ihtimali yükseliyor. Bu arada Jack cesetlerde bulduğu siyah ve taşları gizlice cebine koymuştu.

Esas konumuz olan bombaya gelelim, dizi finalinde ortalık bembeyaz oldu ama bomba patladı mı patlamadı mı bilemiyoruz. Ancak patlamış olması çok yüksek ihtimal. Yoksa Sayid kan kaybından, Juliet ise metrelerce yükseklikten düşüp yanında hidrojen bombası patladığından birazcık ölecekler
Dizide 5.sezonun 1977 Dharma zamanında geçmesinin artık sıkması ve ana karakterlerden ikisinin pek de kaybedileceğini düşünmediğimden bizimkiler büyük ihtimalle bir parlamayla zamanda taşınacaklar. Taşınacakları zaman ise tahminimce ait oldukları tarih olan 2008 olacaktır ancak adada kalacaklardır.
Bunca kafa karışıklığı yetmezmiş gibi senaristler bir de Miles' ın ağzından şu soruyu sordular "Peki ya engellemek istedikleri olayı aslında Jack bizzat kendisi gerçekleştiriyorsa ne olacak?"
Miles'ın dedikleri kısmen doğru olsa da Jack olmasaydı Swandaki elektromanyetik enerji duracak gibi değildi, belki de tüm adada ne var ne yok yutacak düzeydeydi. Hidrojen bombasının patlamasıyla manyetik enerji yok oldu veya bir süre zayıfladı. Zaten 2004 ve 2008 yılında gördüğümüz heykelin sadece ayağının kalma sebebi de bu bombaymış gibi görünüyor. Yani bu hidrojen bombasının patlaması tüm zamanlarda var olan bir olaydı, olması gereken yine oldu. Jack doğru olanı yaptı, bu sayede hem ada kurtuldu hemde 1977 yılına ait olmayan değişkenler gerçek zamanlarına dönebildiler.

Sayid'in dokunmaya ayarladığı bombanın metrelerce yükseklikten düşüp patlamaması da ilginçti. Bu olay tıpkı Michael'ın ada dışında ölememesine, Kahana gemisinde işi bitince ölebilmesine benziyordu. Bombanın patlayabilmesi için de önce incident'ın gerçekleşmesi gerekiyordu, bu gerçekleştikten sonra bomba patlayabildi.

Bomba patladı, parlamayla bizimkiler biryerlere taşındı diyelim, burada asıl önemli olan geride kalanları ne yapacağı. Atom bombasından 1000 kat daha güçlü olan bu patlamadan dışardaki Chang ve Radzinski kurtulabilir mi? Hadi onları bırakalım adadakiler kurtulabilir mi? 2004deki benzer bir durumda Locke kasıtlı olarak sayıları bilgisayara girmemiş, ortaya çıkan manyetik enerjiyi yok etmek için Desmond anahtarı çevirmek zorunda kalmıştı.(S03E08) Bunun sonunda ambar havaya uçmuş ancak Desmond'da herhangi bir fiziksel hasar olmamıştı. Tıpkı burada olduğu gibi acaba hidrojen bombası ile elektromanyetik enerji birbirlerini nötrleştirmiş olabilir mi? Gerçi bu çok saçma olurdu ama neyse

Peki bomba patladı ve Faraday'ın istediği gibi elektromanyetik enerji yokolduysa o enerjiyi kontrol altında tutacak Swan inşa edilmeyecek, Desmond gelecekte o sayıları girmeyecek, Oceanic815 adaya düşmeyecek ve Sun ve Locke 2008de heykelde olamayacaklar. Tüm bunlar silinecek mi? O zaman yukarıda anlattığımız tek zaman çizgisi tarih mi olacak? Burada Eloise Hawking' in Desmond'a anlattığı zamanın kendi içerisinde hata düzeltme mekanızması imdadımıza yetişiyor
(S03E08) Sen ne kadar uğraşırsan uğraş Charlie veya kırmızı ayakkabılı adam elbet bir şekilde ölecektir.
Örneğin bomba adadaki manyetik enerjinin tümünü yok etmemiştir, ortaya çıkan elektromanyetik enerjiyi kontrol altında tutabilmek için yeniden bir istasyon inşa edilip, kalın beton duvarlar örülmüştür.
